Eğer ekibinizden çığır açan fikirler çıkmıyorsa, sorun yaratıcılık eksikliği değil; alan, izin ya da sürecin eksikliği olabilir. Birçok ekipte yaratıcı potansiyel, toplantılar arasında sıkışıp kalmış, rutinlere gömülmüş ve “yanlış yapma” korkusuyla bastırılmış halde bekliyor.
Gerçek yenilik, fikir almak için değil, fikirleri duymaya hazır bir kültürle başlar. İşte bu kültürü nasıl inşa edebileceğiniz:
Bir yandan inovasyon isteyip, öte yandan fikirleri hızla reddediyorsanız, ekip üyeleri zamanla kendilerini geri çeker. Fikirleri sadece kriz zamanlarında değil, sürekli olarak davet edin. Gerçek anlamda dinlemeye açık olun.
Ne Yapabilirsiniz?
Toplantıların sonunda “Sorusu olan var mı?” demek yerine, “Bu süreci daha iyi hâle getirmek için bir önerin var mı?” diye sorun. Sessizliği bekleyin. Acele etmeyin. Düşünmeyi ve paylaşmayı ödüllendirin.
Klasik beyin fırtınası, genellikle hızlı konuşanların ve baskın seslerin hâkimiyetinde geçer. Sonuç? Grup düşüncesi ve benzer fikirler. Bunun yerine, herkesin kalemi ya da klavyesi olsun. 10 dakika boyunca sessizce fikirlerini yazmalarını isteyin.
Ne Yapabilirsiniz?
Bir sonraki strateji toplantınızın başında katılımcılardan bireysel olarak fikir üretmelerini isteyin. Ardından bu fikirler üzerinde isimsiz şekilde birbirlerinin önerilerini geliştirsinler. Göreceksiniz, fikir çeşitliliği hızla artacak.
Yaratıcılık, sınırlarla gelişir. “Hadi biraz yenilik yapalım” demek genellikle muğlak sonuçlar doğurur. Ne kadar net bir hedef sunarsanız, ekip o kadar odaklanmış ve üretken olur.
Ne Yapabilirsiniz?
Hedefi netleştirin: “Müşteri deneyimini iyileştirelim” yerine, “Ek personel almadan ödeme süresini %40 azaltmanın yolları ne olabilir?” gibi sorular yöneltin.
Yaratıcılık, merakla beslenir. Daha iyi sorular, daha güçlü çözümler getirir. Meraklı olun, yüksek sesle düşünün. Varsayımları sorgulayın. “Ya şöyle olsaydı?” ya da “Neden olmasın?” gibi sorularla yeni yollar açın.
Ne Yapabilirsiniz?
Bir sonraki ekip değerlendirmesinde şu gibi bir soruyla başlayın: “Acaba biz hangi varsayımlarla hareket ediyoruz?” ya da “Tam tersi bir yaklaşım nasıl olurdu?”
Eğer bir fikir başarısızlıkla sonuçlandığında yargılanma korkusu varsa, kimse cesur öneriler sunmaz. Yenilik, hatalarla gelişir. Her fikir mükemmel olacaksa, hiçbir yenilik masaya gelmez.
Ne Yapabilirsiniz?
Sadece başarıyı değil, denemeyi de kutlayın. Sonuç alınmasa bile akıllıca alınan riskleri takdir edin. Yeni bir şey deneyen ekip üyelerine açık teşekkür edin.
Farklı düşünce tarzları, farklı çözümler getirir. Ekip üyeleri benzer düşünüyorsa, çıkan fikirler de benzer olur. Yöntemliyle sezgiseli, deneyimlisiyle yenisini bir araya getirin.
Ne Yapabilirsiniz?
Bir sonraki fikir toplantınıza başka bir departmandan bir kişiyi davet edin. Ona açıkça “Farklı bakış açına ihtiyacımız var” deyin.
Birçok iyi fikir, hayata geçirilmediği için unutulur. Oysa fikirle başlamak sadece ilk adımdır.
Ne Yapabilirsiniz?
Her yaratıcı oturumun sonunda tek bir fikri seçin. Küçük bir ekip görevlendirin ve bu fikri bir hafta içinde test etmelerini isteyin. Öğrendiklerini konuşmak için net bir değerlendirme tarihi belirleyin.
En iyi fikirlerin size ait olması gerekmez. Sizin göreviniz, o fikirlerin filizlenebileceği ortamı yaratmak ve ortaya çıktıklarında onları fark edebilmektir.
Unutmayın: Liderlik, kontrol değil; yönlendirme ve farkındalıktır. Ekip üyeleriniz sizin bile hayal etmediğiniz çözümler üretmeye başladığında, işte o zaman gerçekten doğru yoldasınız.
Ekip üyelerinizin, henüz yüksek sesle dile getirmediği onlarca fikri olabilir. Peki siz bu fikirlerin gün yüzüne çıkması için gereken ortamı yaratacak mısınız?
Lumolead ile tanışın.
Liderlerin gizli yaratıcı potansiyeli nasıl ortaya çıkarabileceğini, fikirleri nasıl somut adımlara dönüştürebileceğini birlikte keşfedelim.
Hedeflerinizi bonus iç görülerle destekleyin! Daha fazla içeriği LumoLabs üzerinde keşfedin.