Liderlik içgörülerini kaçırmayın
Çoğu kurumda liderlik gelişimi hâlâ tek seferlik bir etkinlik olarak görülüyor. Liderler günlük işlerinden ayrılıyor, bir eğitime katılıyor, yeni fikirler öğreniyor ve motive bir şekilde işlerine dönüyor. İlk birkaç gün niyetler güçlü oluyor. Sonra toplantılar artıyor, baskı yükseliyor ve eski alışkanlıklar geri geliyor. Eğitim salonunda umut veren değişim, çoğu zaman normal bir iş haftasını bile çıkaramıyor.
Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz L&D araştırması, kurumların %43'ünün gelişimin önündeki en büyük engel olarak düşük çalışan motivasyonunu gördüğünü ortaya koyuyor. Pek çok kişi bunu çalışanlarla ilgili bir sorun olarak yorumluyor. Biz farklı düşünüyoruz. Liderlerin büyük çoğunluğu gerçekten daha iyi olmak istiyor. Sorun, gelişim süreçlerinin tasarımında yatıyor.
Çünkü eğitimler hâlâ bir fikri anlamanın davranışı değiştirmek için yeterli olduğunu varsayıyor. Oysa liderlik zorlukları sakin eğitim ortamlarında yaşanmıyor. Baskının arttığı, gerilimin yükseldiği ve hızlı karar verilmesi gereken anlarda ortaya çıkıyor. Tam da eğitimin etkisinin sona erdiği yerde.
Çoğu program farkındalık oluşturmakta başarılıdır. Liderler eğitimden güvenin neden önemli olduğunu, geri bildirimin neden geciktirilmemesi gerektiğini ya da delegasyonun neden kritik olduğunu bilerek ayrılır. Bunların doğruluğunu kimse tartışmaz.
Asıl sorun eğitim sonrasında başlar. Aynı ekibe, aynı teslim tarihlerine ve aynı performans baskısına dönüldüğünde, kazanılan farkındalık teoride kalır. Öğrenilenler günlük iş hayatından uzaklaşır ve motivasyon tam bu noktada düşmeye başlar. Uygulamaya dönüşmeyen içgörüler kısa sürede değerini kaybeder.
Gerçek değişim ise belirli bir anda gerçekleşir. Baskı altındaki bir liderin tepki vermek yerine durmayı, savunmaya geçmek yerine dinlemeyi, işi üstlenmek yerine delege etmeyi seçtiği anda. Bu seçimi yalnızca hatırlamak mümkün değildir. Davranışın tekrar edilmesi ve gerçek iş ortamında desteklenmesi gerekir.
Hiçbir liderlik problemi birbirinin aynısı değildir. Şirketin büyüme hızı, ekibin olgunluğu, kurum kültürü ve dış koşullar her durumu farklı hale getirir. Bu yüzden herkese aynı çözümü sunan programlar çoğu zaman karşılık bulmaz.
Bunu özellikle hızlı büyüyen şirketlerde görmek mümkündür. Başarılı bireysel katkıları nedeniyle terfi eden çalışanlardan bir anda ekip yönetmeleri, koçluk yapmaları, görev devretmeleri ve çatışmaları yönetmeleri beklenir. Gelişim ancak kendi ekipleri, kendi konuşmaları ve kendi kararları üzerinde çalışabildiklerinde anlam kazanır.
Kurumlar liderlik gelişimini çoğunlukla katılım oranı, tamamlama oranı ve memnuniyet puanlarıyla ölçüyor. Bunlar takip edilmesi kolay metriklerdir. Kimin eğitime katıldığını gösterirler. Fakat kimin davranışını değiştirdiğini göstermezler.
Gerçek değişim başka yerlerde görülür. Geri bildirim daha erken verilmeye başlanır. Ekipler yönlendirme beklemek yerine sorumluluk alır. Liderler stres altındaki tepkilerini fark eder ve farklı davranmayı seçer. Bu değişimleri ölçmek daha zordur ama günlük iş hayatında açıkça gözlemlenir. Zaman içinde güveni, karar alma hızını ve kurumun değişime uyum becerisini şekillendirir.
Asıl ilerleme, kritik anlarda farklı davranabilmektir. Bir programı tamamlamak ise bambaşka bir konudur.
Tek seferlik programlar farkındalık yaratabilir. Ancak alışkanlıklar düzenli tekrarlarla oluşur. Haftalara yayılan küçük adımlar, kısa sürede biten yoğun bir eğitim gününden çok daha kalıcı davranış değişikliği sağlar.
Bu yüzden düşünmeye zaman ayırmak süreklilik kazanmalıdır. Geri bildirim güvenli ve doğal bir alışkanlık haline gelmelidir. Liderlerin düzenli olarak durup kendilerini değerlendirebilecekleri alanlara ihtiyaç vardır. Gelişim, işten ayrı bir faaliyet değil, işin doğal akışının bir parçası olmalıdır.
Eğer içgörüler zamanla kayboluyor ve tek seferlik eğitimler yeterli olmuyorsa, gerçekten işe yarayan nedir?
Tek başına hiçbir araç bunu başaramaz. Bir eğitimin üzerine eklenen hatırlatmalar ya da uygulamalar davranış değişikliği yaratmaz. Değişimi sağlayan şey, lideri liderlik yaptığı gerçek anlarda destekleyen bütüncül bir sistemdir.
Deneyimlerimize göre bu sistem beş temel unsurdan oluşuyor.
- Her şey insanla başlar.
Davranış değişimi kişiseldir. Bu yüzden gelişim yolculuğu da öyle başlamalıdır. Lumolead'de her gelişim yolculuğu yüz yüze gerçekleştirilen bire bir koçluk görüşmesiyle başlar. Herhangi bir içerik sunulmadan önce lider, koçuyla değerlendirme sonuçlarını inceler ve kendi ekibini, yaşadığı baskıları ve gelişim alanlarını konuşur. Bu ilk görüşme, yolculuğun geri kalanına yön verir.
- Gelişim liderin gerçek hayatı üzerinden ilerler.
Zor bir geri bildirim konuşmasını sürekli erteleyen bir liderin geri bildirim teorisini yeniden dinlemeye ihtiyacı yoktur. O konuşmaya, o kişiyle ve kendi gerçekliği üzerinden hazırlanması gerekir. Bağlam, soyut bilgiyi gerçek bir beceriye dönüştüren unsurdur.
- Zor anlar yaşanmadan önce prova edilir.
Ne söyleyeceğini bilmek ile o anda gerçekten söyleyebilmek aynı şey değildir. Simülasyonlar bu farkı kapatır. Lider zor konuşmayı önceden deneyimler, farklı tepkiler verir, sonuçlarını görür ve tekrar dener. Gerçek görüşme geldiğinde ise ilk denemesi olmaz.
- Destek ihtiyaç duyulan anda gelir.
Zor bir toplantı salı günü öğleden sonra gerçekleşir. Bir sonraki eğitim oturumunu beklemez. Liderin gelişim yolculuğunu ve değerlendirme sonuçlarını bilen bir yapay zeka koçu tam o anda destek sunabilir. Konuşmaya hazırlanmasına yardımcı olur, yaşadığı durumu birlikte değerlendirir ve sonraki adımı planlamasını sağlar. Doğru zamanda gelen küçük bir destek, yanlış zamanda sunulan mükemmel içerikten çok daha değerlidir.
- Taahhütler süreci canlı tutar. İnsanlar ise hesap verebilirliği sağlar.
Liderler küçük ve somut gelişim hedefleri belirler. Daha sonra bu hedeflere koçları, yöneticileri ve çalışma arkadaşlarıyla birlikte geri dönerler. Teknoloji sürecin ritmini destekler. Hesap verebilirliği ise insanlar sağlar. Bir koçun "Ertelediğin o konuşma nasıl geçti?" sorusu, herhangi bir bildirimden çok daha güçlü bir etki yaratır.
Bu parçaların hiçbiri tek başına yeterli değildir. Koçluk olmadan yapılan bir simülasyon yalnızca bir egzersizdir. Takip edilmeyen bir taahhüt sadece iyi bir niyet olarak kalır. İnsan koçluğundan bağımsız çalışan bir yapay zeka koçu ise yalnızca bir sohbet aracıdır.
Gerçek etki, tüm döngü birlikte çalıştığında ortaya çıkar. İnsan dokunuşu, gerçek iş senaryoları üzerinde pratik yapmak, ihtiyaç anında destek almak ve düzenli takip. Haftalar boyunca, gerçek işin içinde.
Gelişim iş akışının doğal bir parçası haline geldiğinde liderlik, hakkında öğrenilen bir konu olmaktan çıkar. Günlük hayatta sürekli uygulanan bir beceriye dönüşür.
Hedeflerinizi bonus iç görülerle destekleyin! Daha fazla içeriği LumoLabs üzerinde keşfedin.